1 Kasım 2016 Salı

LA İLAHE İLLALLAH

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

“Ey Ebû Hüreyre, her amel mizanda tartılabilir, ancak ‘Lâ ilâhe illâllâh’ kelimesi hariç. Muhakkak sâdık olarak (ihlâsla) onu söyleyenin mizanının bir kefesine kelime-i tevhîd, diğer kefesine de yerler ve gökler konulsa elbette kelime-i tevhîd ağır gelir.”

“Kıyâmet günü bir kişi amelleri tartılmak üzere mizana getirilir ve günah ve hatalarının yazılı olduğu doksan dokuz sicil (büyük defter) açılır. Her bir defter gözün görebildiği yer kadar geniş ve uzundur. Mizanın “Kim Allâhü Teâlâ’dan başka ilah olmadığına ve benim de Allah’ın Resûlü olduğuma ihlâsla şehadet eder, namazını kılar, orucunu tutar, zekâtını verir ve Beytullah’ı haccederse Allâhü Teâlâ onu cehenneme haram kılar.” (Hadîs-i Şerîf, Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Evsat) kefesine konulur. Allâhü Teâlâ ona:

“Bu defterlerde bulunan (günahlardan) bir şeyi inkâr edebilir misin? Kirâmen Kâtibîn meleklerim (yapmadığın şeyleri yazarak) sana zulmettiler mi?” diye sorar. Kul, ‘Hayır, yâ Rabbi’ der. Allâhü Teâlâ:

“Bu günahlara karşılık olacak bir sevabın var mı?” diye sorar. Kul, “Hayır” der. Allâhü Teâlâ:

“Muhakkak senin, bizim nezdimizde büyük bir sevabın vardır ve bu gün sana asla haksızlık edilmeyecektir” buyurur ve üzerinde ‘Lâ ilâhe illallâh’ yazılı bir kâğıt çıkarılır ve mizanın diğer kefesine konur. Günahların yazılı olduğu defterlerden ağır gelir. Zira Allâhü Teâlâ’nın ismiyle tartılan hiçbir şey ondan ağır gelemez.”

“Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullah” kelime-i tevhîdi Kur’ân harfleriyle yirmidört harfdir. Kul kelime-i tevhîdi kalbi ile ihlâsla söylerse Rabbimiz Teâlâ buyurur ki:

“Yirmi dört harf(li kelime-i tevhîd) ile geldin. Gündüz ve geceyi yirmi dört saat olarak yarattım. Bu saatlerde işlediğin gizli ve âşikâr, büyük küçük, hata ile yahut kasden, sözle yahut fiille işlediğin her günahı bu kelime-i tevhîd hürmetine bağışladım.

Azîz Mahmûd Hüdâî (k.s.) buyurdu:

İyi bil ki kelime-i tevhîd zikri ve zikrullah (Allah ism-i celâlinin zikri) Allâhü Teâlâ’ya ulaştıran yolların en yakınıdır. Ancak Resûlullâh Efendimiz’e (s.a.v.) ulaşan bir silsileye mensup kâmil bir mürşid telkîniyle olmak şarttır. (Hulâsatu’l-Ahbâr, A. Mahmûd Hüdâi)

“Kim Allâhü Teâlâ’dan başka ilah olmadığına ve benim de Allah’ın Resûlü olduğuma ihlâsla şehadet eder, namazını kılar, orucunu tutar, zekâtını verir ve Beytullah’ı haccederse Allâhü Teâlâ onu cehenneme haram kılar.” (Hadîs-i Şerîf, Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Evsat)
F

1 Temmuz 2016 Cuma

KADİR GECESİNDE YAPILACAK İBADETLER..


* Kur'ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.
 

* Üzerinde namaz borcu olanlarin nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar.
 

Süfyan-i Sevri: “Kadir gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur"an okuyup sonra dua etmek daha güzeldir” demiştir (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313).
 

* Peygamber Efendimiz (sas)'e salât ü selâmlar getirilmeli; O'nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.
 

* Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah'ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.
 

Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.
 

* Mü'minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.
 

* Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.
 

* Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.
 

Hz. Aise (r.ah) söyle anlatiyor: “Ey Allah"in Resulü! Kadir gecesine rastlarsam nasil dua edeyim? diye sordum. Resulüllah (s.a.v):
 

“Allahümme inneke afüvvün tühibbü"l-afve fa"fu annî (Allah"im sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet)” diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).
 

Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin bütününü tövbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Bu da kişinin imanını tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azından teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.
 

Bu, bin aydan hayırlı olduğu bildirilen gecede insanlık alemini huzura kavuşturmak için gerekli olan esaslar indirilmiştir. Namaz, zikir, tesbih, Kur"an okumak gibi bedeni ibadetlerimiz yaninda düşünce ile ibadet olarak isimlendirdiğimiz tefekkürü insanlığın amacı nedir? olgun insan olma mertebesine nasil ulaşabiliriz? Nasil insanlığa daha iyi hizmet edip, daha çok sevgi sunabiliriz? şeklindeki odak noktalari ile güçlendirelim.
 

Unutmayalim ki; özellikle bu gecede Tevvab olan Allah tövbelerimizi kabul edecektir. Bizlere bir ikram olarak sunulan bu kutsal Kadir gecesinde dualarımızdan insanlığın huzuru, sevgi ve kardeşliğin sağlanması ve devamı için bizlere daha fazla güç, iman vermesi için yakaralım. Yalnız kendi sevdiğimiz insanların değil, bütün insanların sevgiye layık olduğunu anımsayarak sevgide sağlam ve cömert bir ruha sahip olmak için de yardım dileyelim.

HAYIRLI KANDİLLER..

5 Haziran 2016 Pazar

RAMAZAN AYINDA YAPILACAK İBADETLER..


Ramazan ayı Müslüman için tam bir hasat mevsimi Birçok güzel amelin yapılacağı, Allah’ın rızasının kazanılacağı, elin kar da gönlün yarda olacağı bir mevsimdir. Ramazan ayı 11 ayın sultanıdır. Ümmet-i Muhammed'in ayıdır. Gündüzleri oruçla, geceleri teravih namazlarıyla ihya edilir.

Ramazân-ı şerîf Kur'an ayıdır. Bu itibarla, Kur'an okumasını bilen herkes bu ayda bir hatim yapmalıdır.


Ramazân-ı şerîfin ilk akşamı

Şa'ban'ın son gününü Ramazan'ın ilk gününe bağlayan gece) akşamla yatsı arasında 2 rek'at teşekkür namazı kılınır. „Yâ Rabbî, Ramazân-ı şerîf ile müşerref kıldığın için“ denilir ve namaza durulur.

Fâtiha-i şerîfeden sonra birinci rek'atte 1 „İnnâ a'taynâkel-kevser...“, ikinci rek'atte 1 İhlâs-ı şerîf okunur.

Namazdan sonra; 70 İstiğfâr-ı şerîf, 70 Salevât-ı şerîfe (Salât-ı Münciye okumak efdaldir) okunup dua yapılır.


Birinci 10 gün içinde mümkünse tesbih namazı kılınır ve Hatm-i Enbiyâ yapılır.

İkinci 10 gün içinde mümkünse yine tesbih namazı kılınır ve Hatm-i Enbiyâ yapılır.


Üçüncü 10 gün içinde tevbe-istiğfar, Hatm-i Enbiyâ ve 7 salât-ü selâm'dan sonra mümkünse Hatm-i İstiğfâr yapılıp, yani 1001 defa:


"Estağfirullâhe'l-azıym. Ve etûbü ileyk" denilip, bittikten sonra 7 ilâ 70 salat-ü selâm okunur ve duâ yapılır.

İftara Yakın Edilecek Dua


"Allâhümme yâ vâsial-mağfiratiğfirlî"

İftar Esnâsında Edilecek Dua


"Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve savme ğadin neveytü"
duâsı okunur.

Ramazanda sadaka-i fıtır veremeyen müslümanlar, arefe günü 2 rek'at namaz kılarak, Allâh'a ilticâ ederler. Zamm-ı sûre olarak ne istenirse o okunur.


Bu ayda Peygamber Efendimizin müjdelediği birçok hayrın ve Salih amelin işleneceği günler var İşte onlardan bir kaçı:

1-Oruç tutmak

2-Geceleri Peygamber Efendimiz’in sav sünneti olan teravih namazını kılmak

3- Kur’an okumak

4-Namazları cemaatle kılmak

5-Sahur yapmak

6-İftar ettirmek

7-Kadir Gecesini aramak

8-Sabretmek

9-İhsan ve ikramda bulunmak

10-Tövbe etmek

11-Cenneti istemek

12-Çokça Kelime-i Tevhid söylemek

13-Ramazan umresi yapmak

14-Açları doyurmak

HAYIRLI VE BOL İBADETLİ RAMAZANLARINIZ OLSUN İNŞAALLAH..


kaynak

4 Haziran 2016 Cumartesi

KIZ EVLAT SAHİPLERİNE MÜJDE


Peygamber Efendimiz’in zamanında yaşayan iki kız çocuğu olan fakir bir kadın vardı. Kadın, bir gün çocuklarının elinden tutarak Hz. Aişe’nin yanına gitti. Hz. Aişe bir şeyler vermek için bakındı. Sadece bir hurma bulabildi. Daha fazla bir şey veremeyişin hüznü ile hurmayı kadına verdi. Fakir kadın, kendisine uzatılan hurmayı alıp kızlarına paylaştırdı. Kadının bu annelik şefkati ve merhameti Hz. Aişe’nin gözünden kaçmadı. Olayı Peygamber Efendimiz’e anlattı. Efendimiz, kendi nefsine çocuklarını tercih eden anne için şöyle buyurdu:

“Kadın, erkek herhangi bir mümin, kız çocukları yüzünden bir suretle sıkıntı çekerlerse bunu hayır bilsinler. Çünkü kız çocukları, onları cehennem ateşinden koruyan birer perde olurlar.” (Buhari, Edeb, 18)

“Kim iki kız çocuğu ergenlik çağına vardıktan sonra yanında kaldıkları veya o kimse onların yanında kaldığı müddetçe, onlara iyi davranıp ihsanda bulunursa, kızları onun cennete girmesine vesile olurlar.” (İbn Mace, Edeb, 3)

“Kim ki üç tane kız çocuğu olur da buna sabreder (yani çocuklarının kız olduğundan şikâyetçi olmaz) varlığından onları yedirir, içirir ve giydirirse kıyamet günü o kız çocukları onun cehennem ateşine perde olurlar.” (İbn Mace, Edeb, 3)

"Kim ki üç tane kız çocuğu yetiştirir, güzel terbiye eder, evlendirir ve onlara iyilikte bulunursa, o kişi için cennet vardır."
(Ebu Davud, Edep, 120, 121)

"Kimin üç kızı ve üç kız kardeşi veyahut da iki kızı veya iki kız kardeşi olup da geçimlerini güzel sağlar, onlar hakkında Allah'tan korkarsa, o kişi için cennet vardır."
(Tirmizi, Bir 13)

"Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, kıyamet günü o kimseyle ben şöyle yanyana bulunacağız."
(Müslim, Bir, 149; Tirmizi Bir, 13)

"Her kim kız çocukları yüzünden bir sıkıntıya uğrar da onlara iyi bakarsa, bu çocuklar onu cehennem ateşinden koruyan bir siper olurlar."
(Buhârî, Zekât, 10, Edeb, 18; Müslim, Bir, 47 Ayrıca bk Tirmizî, Bir, 13)

Hanımlara, saygın yerlerini İslam vermiştir!
İslam’ın hanımlara verdiği önem ve saygınlığın, çok açık örneklerini birçok hadiste mevcuttur. Mümin hanımların, Allah indindeki saygınlığı şüphesiz yüce Mevla’nın hikmetlerinde gizlidir. Kız çocuklarının yetiştirilmesi çok zor ve çok masraf gerektirmektedir. Anne ve babalar, yetiştirdikleri kız çocuklarının, karşılığını en üst derecede alacaklardır.

3 Haziran 2016 Cuma

RAMAZÂN-I ŞERÎF’TE TAVSİYE EDİLEN BAZI İBADETLER

Mübârek Ramazân-ı Şerîf ayı, 11 ayın sultânıdır. Ümmet-i Muhammed’in ayıdır. Gündüzleri oruçla, geceleri terâvih namazlarıyla ihyâ edilir.
Ramazân-ı Şerîf Kur’ân ayıdır. 

Bu itibarla, Kur’ân okumasını bilen herkes, bu ayda 
Kur’ân-ı Kerîm’i hatim etmelidir.
Kur’ân okumasını bilmeyenler bu ayı fırsat bilip öğrenmeye gayret etmelidirler.
Ramazan ayının evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden âzâda vesiledir.

Ramazân-ı Şerîfte yapılması tavsiye edilen bazı ibâdetler:
• Birinci on gün içinde, mümkünse, tesbih namazı kılınır ve hatm-i enbiyâ yapılır.
• İkinci on gün içinde, mümkünse, yine tesbih namazı kılınır ve hatm-i enbiyâ yapılır.
• Üçüncü on gün içinde ise tevbe-istiğfar, hatm-i enbiyâ ve 7 salât ve selâmdan sonra mümkünse hatm-i istiğfar yapılıp, yâni 1001 defa, “Estağfirullâhe’l-Azîm ve etûbü ileyk” denildikten sonra da 7 veya 70 salât ve selâm okunur, duâ edilir.

• İftara yakın “Allâhümme yâ vâsia’l-mağfiratiğfirlî”
• İftarda da “Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve savme ğadin neveytü” duâları okunur. 

(Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

26 Mayıs 2016 Perşembe

EVVABİN NAMAZININ ÖNEMİ-FAYDALARI

                   Akşam namazının sünnetinden sonra iki rek’atta bir selam ile kılınan altı rek’at namazdır. Evvâb, bir günah işlediği vakit derhal tevbeye koşandır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:
                    
                     “Her kim akşamdan sonra altı rek’at namaz kılarsa                bbevvâbînden(tevbekârlardan) yazılır.” (Mebsut)

                    “Akşam namazından sonra konuşmadan altı rek’at namaz kılanın elli senelik günâhı mağfiret (aff) olunur.” (Kenzü’l-Ummâl)

                   “Akşam namazından sonra altı rek’at namaz kılanın günahları deniz köpüğü kadar (çok) da olsa mağfiret olunur.” (Taberânî, Sağîr)
         
                  “Kim akşam namazından sonra aralarında kötü bir şey konuşmadan altı rek’at (evvâbîn) namazı kılarsa, bu onun için on iki senelik (nâfile) ibâdete denk gelir.’’
(Sünen-i İbn-i Mâce)
               
                   “Akşamla yatsı arasındaki namaza (Evvâbîn namazına) devam ediniz. Zîrâ o namaz gündüz vaki olan hataları, günahları giderir, günün sonunu da süsler.” (İhyâu Ulûmiddîn)

Kaynak

12 Ocak 2016 Salı

EN İYİLER VE EN KOTÜLER

Abdullah bin Mesud (r.a.) Hazretleri’nden:

“Sözlerin en doğrusu Allâhü Teâlâ’nın kelamıdır. 

Sözlerin en şereflisi, kıymetlisi Allâhü Teâlâ’yı zikirdir.

Körlüğün en şerlisi kalp körlüğüdür. 

Dünya malından az olup yeterli olan, çok olup (Allah’tan ve âhiretten) alıkoyandan hayırlıdır. 

Pişmanlığın en kötüsü kıyâmet günü pişman olmaktır. 

Zenginliğin en hayırlısı gönül zenginliğidir. 

En hayırlı azık takvadır. 

İçki, bütün günahları barındırır. 

Gençlik bir nevi deliliktir. 

Kazançların en şerlisi, müslümanın müslümandan aldığı faizden kazanılandır. 

Günahların en büyüğü çok yalan söylemektir.” (T. Gâfilin)


Fazilettakvimi