6 Kasım 2015 Cuma

KUMAŞÇI VE NAMAZ..

Elde ettiği kazancının bir kısmını muhtaçlara ve özellikle de fakir talebelere dağıtmaktadır. Kendisi böyle hayırsever olduğu gibi etrafındaki esnaf arkadaşlarını da bu hayır yola girmeleri için teşvik etmektedir. Her yönüyle o, herkesin sevip saydığı örnek bir esnaftır.
Cafer Bey, bir gün dükkânında otururken yanına geçen gün bir top kumaş sattığı Mustafa Bey gelir. Mustafa Bey'in simasında biraz kızgınlıkla karışık bir şaşkınlık vardır. Selam verip içeri girer. Hal ve hatırdan sonra Cafer Bey'e,
- Geçenlerde sizden aldığım kumaş topu içinde özürler vardı. Bana kusurlu mal satmışsınız, der.
Cafer Bey, bu duruma çok şaşırır. Çünkü onun en çok dikkat ettiği husus müşterisini aldatmamaktır. Hemen yanına müşteri temsilcilerini çağırır ve müşteri temsilcilerinin birisinin yanlışlıkla özürlü kumaş topunu Mustafa Bey'e verdiği ortaya çıkar. Cafer Bey, özür dileyerek Mustafa Bey'e kumaş topunu yenisiyle değiştireceğini söyler.

Niçin ağlıyordu?
Aradan kısa bir zaman geçtikten sonra birden Cafer Bey'in gözleri dolu dolu olur ve ağlamaya başlar. Mustafa Bey, bu ağlamalara kendisinin sebep olduğunu düşünerek,
- Aman efendim, bu kadar üzülmeye değmez. Böyle hatalar olur. Sizin ne kadar güvenilir bir esnaf olduğunuz böyle ufak bir şeyle sarsılmaz. Kendinizi bu kadar harap etmeyin, der.
Ancak Cafer Bey'in ağzından orada bulunan herkesi şaşırtan şu sözler dökülür:

- Ben ona ağlamıyorum. Aklım ereli beri namaz kılıyorum. Ya bu arızalı, kusurlu kumaş parçaları gibi, onlar da eksik ve kusurlu gerekçesiyle öte âlemde yüzüme çarpılırsa ne olur benim halim! Ben ona ağlıyorum.
dini hikayeler..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder