16 Eylül 2017 Cumartesi

ZEKÂ VE ZEKİ


Zekâ nın tanımını canlıların (İnsan ve Hayvanların) karşılaştıkları zorluklar karşısında çözüm üretme ve yönetme halidir. Diyebiliriz.
Zekâ çok göreceli bir kavram olmakla birlikte değişik milletlerde ve devletlerde farklı farklı tanımlamalarla karşılaşabiliriz. Zekâ ve zeki insan kim olabilir?
Mesela Almanlarda Nietzsche gibi filozof, şair, ozan, bilge insanlar zeki olarak görülürken, uzak doğu ülkelerinde Japonya gibi zeki kavramını derin düşünen, ince düşünen, köklü düşünce ve kavramları açıklayabilen kişiler olarak görülür. Japon kültürü zekâya ve zekiye çok uzak değildir zaten. Japonlar aslında tek dizelikten çıkabilen zekidir derler. Japonlara yakın uzak doğu ülkelerinde Tayland, Endonezya, Çin gibi ülkelerde ise İtaat ve teslimiyeti fazla olanlar zeki olarak adlandırılır. Ayrıca buralarda inşaat yapabilen, mühendis, mimar gibi vasıfta olanlara da çok zeki olarak bakılır.
Peki, bizde zeki kimdir? Biz de ise zeki adam mizahı kuvvetli olan (Nasrettin Hoca ) ince göndermeleri olan, hazır cevap, pratik düşünebilen, tek sözle toplumu çok hızlı etkileyebilenler zeki olarak görülür. (Necip Fazıl, Osman yüksel serdengeçti, Neyzen Tevfik gibi) . Ayrıca zekâ geliştirilebilen bir varlıktır. Ancak öncelikle hangi ölçüde olduğunu öğrenebilirsek o oranda geliştirebiliriz, özelleştirebiliriz.
Dünyanın şu anki durumu göz önünde bulundurulduğunda tam bir zekâ savaşı yaşandığı aşikâr. Gelişmiş ülkeler e baktığımızda artık insan yerini alan robotlara ve yapay zekâya yaptıkları yatırım ortada. Maliyetleri yüksek ama geri dönüşleri de başladı. Teknoloji ve yapay zekâya yatırım yapan ülkeler gelecek dünyayı yönetecekleri kesin.

Son olarak şunu unutmayalım ki en güzel yatırım insana yapılan yatırımdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder